JİNWAR

Jinwar, Rojava’da kadının demokratik komünal yaşam tarzını ve ilişkilerini geliştirmek için  kendi emeğiyle ilmek ilmek örerek yaşamsallaştırdığı bir umut projesidir.

 

 

 

Gücünü kadın devriminden alan Jinwar’a bir kadın köyüdür demek tek başına yeterli olmayacaktır. Daha fazla anlam yüklemek gerekir. Kadın  devriminin toplumsallaşma ve özgür yaşamı örmede pratik adımlarının atıldığı bir mekandır. Bir devrim, temel dayanakları ne kadar güçlü olursa olsun toplumsallaşmadıkça ve pratikleşmedikçe gücünü, anlamını yitirmeye başlar. Bunun bilincinde olan kadın özgürlük hareketi, Rojava/Kadın Devrimi’nin toplumsallaşma ayağını her zaman güçlü tutarak bu riski yok etmeye çalıştı. Gücünü kadın özgürlük ideolojisinden alan Kadın Devrimi, zihinlerde ve yaşamlarda daha fazla derinliklere kök salmaktadır.  Bir ağacın damarları ne kadar toprağın derinliklerine inerse gövdesi de gelebilecek zorluklara karşı direngen olur. Kadın açısından da  derinliklere inildikçe  sağlam ve güçlü bir toplumsallık gelişmektedir. Kadın öncülüğünde toplumsallaşma geliştikçe ataerkil zihniyet yapılanmalarında da gedikler oluşur. Kadın  mücadelesini güçlü örerek alternatif sistemini inşa etmektedir. Dolayısıyla Demokratik modernitenin özgürlük ideolojisinin toplumsallaşma ayağı daha da derinleşerek yaygınlaşır.

Kuşkusuz Jinwar’da ideolojik ve felsefik bakış açısıyla tarihsel toplumsal süreç içerisinde kadının düştüğü durumu doğru anlamlandırıp, günümüzde yaşanan sorunlara doğru çözüm üreterek, Kadın Devrimi’nin gelişimine hizmet eder.

Genelde Kurdistan’ın dört parçasında özelde Rojava’da tarihin derinliklerinden akarak gelen  kadın eksenli yaşam ilkelerini ve ruhunu Jinwar’da görmek mümkün. Doğal toplum sürecinde ana tanrıça kültürünün yaşam izleri hem arkeolojik araştırmalarla hem de buralarda yaşayan toplumların yaşam kültürleriyle günümüze kadar geldi. Özellikle kapitalist uygarlık yaşamına henüz bulaşmamış Kürt kadınlarının yaşam değerlerinde  bunu görmek mümkün. Kadın devrimi açısından doğal toplumun komünal özgürlükçü yaşam değerlerine sahip çıkmak, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma ışığında toplumsallaşmanın gelişmesi büyük anlam taşır. Bu açıdan Jinwar Projesi deneyim bakımından bir laboratuvar niteliğindedir. Önder Apo’nun “Neden kadın kentleri ve özgür kadın yaşam alanları olmasın” belirlemesi bu projenin oluşumuna hem ışık tutmuş hem de büyük anlam yükledi.

Rojava’da Kadın Devrimi’nin kazanımlarının güvence altına alınması ve komünal yaşamın örgütlendirilmesini görev bilen, kadın özgürlük mücadelesini yürüten örgütlü kadınlar, bir araya gelerek Jinwar Köy Projesi’nin gerçekleşmesine karar verir. Bu projeye büyük anlam yüklendiğinden kolektif akıl ve ortak emekle oluşumu esas alınır. Hem projenin çizim aşamasına hem de sözleşmenin yazım aşamasına gelinceye kadar bu konuya ilgisi olan, araştıran, kafa yoran, koşullar gereği ulaşılabilen birçok kadının görüş ve önerisi alınır. Umut ve heyecan geliştiren bir proje olduğundan Kurdistan’ın dört bir yanından ve Avrupa’dan yoğun bir ilgi gelişir.

Kadın Devrimi’nin kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi için Jinwar Köy Projesi önemli bir rol üstlendi. Bu açıdan her halktan, dinden, mezhepten bulunan kadınların bir arada komünal bir yaşamı sürdürmelerinin büyük bir anlam derinliği vardır.

Anlam derinliğini Jinwar Sözleşmesinde de görmek mümkün. İnşa amacı, “Kurdistan’da özgür eş yaşamın geliştirilmesi, ahlaki ve politik toplum zemininin güçlenmesi, ekolojik ekonominin gelişmesi, tarih bilincinin kendi kökleri üzerinde canlanması, doğal tıp bilgeliğinin devam ettirilmesi, pedagoji eğitim yöntemleriyle çocukların büyütülmesi ve eğitilmesi, etik estetik bilgi ve yaşam anlayışıyla toplumsal ağların gözden geçirilmesi, kendini ve toplumunu yönetme sanatı olan politika ve siyasetin kadın bilinciyle yoğrulması, yaşam hakkı olan öz savunma bilincinin geliştirilmesi, bu temelde kadın ve çocukların yaşamının bütünlüklü ele alınması” şeklinde ifade edilir. Burada amaç olarak belirtilen her şeyin pratik bir karşılığı bulunur.

10 Mart 2017’de temeli atılan Jinwar’ın açılışı 25 Kasım 2018’de gerçekleşti. Kadına karşı şiddetle mücadele gününde açılışın yapılması erkek egemen zihniyete karşı güçlü bir cevaptır. Kadın köyünde 31 adet kerpiç ev, Şifajin Sağlık Merkezi, dükkan, fırın, akademi, okul, çocuk oyun alanları,çocuk evi, gençlik evi, havuz, hayvan yaşam alanları, ortak mutfak ve kendi ürünlerini ekebilecekleri toprak alan bulunmakta. Bütünlükçü bir bakış açısıyla demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmanın bu projeyle yaşam bulması için gerekli yer ve mekanın sağlanmasına dikkat edildi. Örneğin; evlerin şekli, büyüklüğü, kullanılacak malzeme, yeşil alanın olması, ortak yaşam alanları, hayvan yaşam alanları vb. her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülerek planlanıp pratikleştirilmesi önemlidir.

Neden kerpiç ev?

Kerpiç evlerin doğayla ve mekanla uyumlu yapılar olduğu ve yaşama pozitif etkiler yaydığı görüldü. Özellikle yazları serin, kışları sıcak ve içerideki nemi de dengelediğinden sağlık açısından oldukça uygun bir malzemedir. Doğal bir ısıtma ve soğutma sistemi oluştuğundan ekonomik açıdan da uygundur. Aydınlanma ve ısıtma sistemi içinde güneş enerjisinden yararlanılmakta. Kerpiç, güneş enerjisinin kullanımı ve diğer canlılara dair yaşam alanlarının oluşturulması paradigmanın ekolojik ayağının yaşam bulması açısından önemli bir adımdır. Kuruluş fikrinin oluşumundan itibaren ekolojik düşüncenin etkili olması pratiğe de olumlu yansıdı.

Köyün projesinin çizimi, yerin bulunması, inşaat süreci kısacası Jinwar’ın oluşum aşamalarının her adımı kadın öncülüğünde gerçekleştiğinden, yer yer erkeğin engellemeleriyle karşılaşıldı. Özellikle Jinwar Projesi’nin başlangıç aşamasında şimdi zamanı mı, burası hala kadın köyünü kabul edecek aşamada değil, gerek var mı gibi yaklaşımlarla dolaylı bir tarzda engelleyici olmaya çalışıldı. Bu yaklaşımlar eril zihniyetin kadına karşı olan güvensizliğinin ve inançsızlığının ürünüdür. Kadınlar gelen ve gelebilecek olumsuz yaklaşımlara karşı her anlamda zihnen ve pratik olarak kendilerini hazırlayıp yılmadan ve usanmadan projenin gerçekleşmesi için büyük mücadele yürüttüler. Her ne kadar Rojava Devrimi gerçekleşmiş olsa da mücadele her anlamda devam etmek zorunda. Kadın her alanda ataerkil zihniyetle kırankırana çatışmasını ideolojik ve sistemsel olarak süreklileştirerek yol alıyor. Kadının bütünlükçü bir yaşamı örmede attığı ilmekler komünal bir ruh ve bilinçli emekle ürüne dönüştü Jinwar’da.

Bütünlüklü bir bakış açıyla inşa edilen Jinwar’da her şeyin derin bir anlamı olduğu seçilen sembolünde de belli olmakta. Hermel otunun tanelerinden yapılan sembolün tarihi bir anlamı var. Doğal tıpta özellikle şifacı kadınlar tarafından kullanılan bu bitkinin yaklaşık 200 hastalığa iyi geldiği tespit edildi. Büyük bir şifa kaynağı olan hermel ile yapılan sembol doğal toplum döneminde kadının keşiflerinden biri olan takvimi de simgeler. 365 adet hermel tanesinden, 12 düzineden ve üst kısımda 4 parçaya bölünecek şekilde yapılır. Manası 365 gün, 12 ay ve 4 mevsimdir. Diğer önemli bir yönü ise nazardan korunma ya da negatif enerjiyi uzaklaştırma amaçlı Ortadoğu halklarının (Kürt, Arap, Süryani, Keldani, Ermeni ve Türk) genelde evlerinin önlerine asmalarıdır. Halkların ortak bir kültürü olarak günümüze kadar kadın öncülüğünde gelmiştir. Doğal toplum döneminde bilge kadının bin bir emekle elde ettiği icatları yine kadın öncülüğünde günümüze kadar ulaşmış olmasına rağmen kaybolmakla yüz yüze kaldı. Bu durumun farkında ve bilincinde olan Jinwar’daki kadınlar özellikle doğal tıbbın gelişmesi için Şifajin çalışmasını yürütür.

Evet sadece ortak yaşam ve ortak üretim yeri olmasının çok ötesinde bir anlamı olan Jinwar’da kadınlar bilge kadın geleneği olan Şifajin’i oluşturdu. Binlerce yıllık kadın şifacılığı kadın köyünden yeniden canlanıyor…

Ana tanrıçanın diyarında sesine ses olmak ve onun şifalı elleriyle her yerde şifa dağıtmak amacıyla Jinwar’da doğal tıbbın geliştiriliyor olması büyük anlam taşır. Sağlık felsefesi; herkes kendi sağlık sorununu kendisi çözmeli yaklaşımıdır. Kişi ancak zihnen ve bedenen özgür olduğunda sağlıklı olabilir.

Şifajin’ın da tarihsel dayanakları çok güçlüdür. Tarihin başlangıcına doğru yol aldığımızda ana tanrıça kültürünün etkili olduğu yaşamda herkes sağlıklı. Yaşam bütüncül olduğundan (duyguda, düşüncede, ruhta, bedende henüz parçalanma olmadığından) var olan hastalıklara da kolay çözümler üretilir. Geliştirilen çözümler, özellikle doğayı iyi gözlemleyen ve doğayı ilk öğretmeni olarak kabul eden bilge kadın öncülüğündedir. Şifager (bilge kadın) doğayla uyumlu, doğa güçlerini hisseden ve uygulayandır.

Şifager ( bilge kadın) doğanın karşılıksız çıkarsız olarak sunduğu bilgisini deneyimleyerek, bilince dönüştürerek pratikleştirir ve büyük yetenek kazanır. Sağlığa öncülük eden bilge kadının, kar elde etme mantığı ve para kazanma amacı olmadığından tüm bilgilerini karşılıksız ve çıkarsız olarak toplumla paylaşarak topluma mal eder. Bitkilerden, otlardan ilaç üreten şifa dağıtan  Şifager tarihin ilk doktorlarıdır aynı zamanda. Bilge kadınların ilk doktorlar olduğu yapılan araştırmalar ve günümüze kadar gelen deneyimler gösterir. Bu deneyimler kadının kadına aktardığı tecrübelerdir. Kimyasal ilaçlar yerine doğadaki bitkilerden elde edilen doğal ilaçları tercih etmek modern tıpta bir gedik açtı. Bu mücadele bilge kadının bugünkü temsilcileri olan Şifagerler tarafından yürütülüyor. Zihinsel, ruhsal ve bedensel sağlık birbirinden kopuk ele alınmadan bütünlükçü bakış açısıyla çözüm üretilir. Örneğin, bir hastalığı anlamaya ve iyileştirmeye çalışırken, tüm vücudu ve kişiyi tanımaya ve çözümlemeye çalışır. Sonuç yerine, kaynağa inerek başlangıç nedenini bularak kişiyi sağlığına kavuşturmayı esas alır.

Ataerkil zihniyetten beslenen modern tıpta, insan bedeni ve ruhu birbirinden kopuk ele alınarak adeta bir robota indirgenir. Düz, mekanik, parçalı zihniyet bakışı, insan bedenini sadece organlar toplamından oluştuğunu esas alır. Bu bakış açısı hem parçalılığı derinleştirmekte hem de her şeyin birbiriyle olan uyum ve ahengini bozar.

Şifajin, doğal tıp için kullanılacak bitkileri doğadan toplarken bir sanatçı hassasiyetiyle doğaya yaklaşır. Bitkiler toplanırken hem doğaya zarar vermeme esas alınır hem de bitkinin toplanma zamanı göz önünde bulundurulur.  Diğer bir yandan hem mevsim koşullarının her yıl aynı olmaması hem de her bitkiye rahat ulaşabilmek için Şifajin bahçesi oluşturuldu. Oluşturulan bahçede doğal tıpta kullanılan bitkiler ve meyve ağaçları yetiştirilir. Ekoloji, ekonomi ve sağlık arasında kopmaz bir bağ vardır. Bu bağın güçlülüğü Jinwar’da da görülmektedir.

Jinwar’da kolektif inşanın bir parçası da kendini bulmak için kadınların oluşturduğu akademi…

Jinwar Akademisi’yle Xwebûnlaşma: Akademideki eğitimlerde esas alınan kadının bilinçlenmesi ve kendini tanıması sağlanarak kadının ruhuna ve yaşamına dokunarak değişim ve dönüşüm gerçekleştirilmeye çalışılır. Jinwar’da her kadının farklı bir yaşam hikayesi vardır. Eğitimlerde kendi yaşam hikayesini anlatırken, olay ve olguları sosyolojik olarak ele alıp çözüm üretmeye çalışır. Kadının yaşam hikayesi içerisinde kadere boyun eğen yönler ile birlikte direngen yönler de açığa çıkarılarak değişim ve dönüşüme doğru yol alınır. Kadın yaşamını çöle çeviren erkeği tanıyıp birey olarak değil, zihniyet olarak ele alıp çözümler. Ataerkil zihniyet tarafından kadın etrafında oluşturulan ağları-bağları doğru çözümleyip özgürleşme önünde engel olmaktan çıkarmaya çalışır. Jinwar Akademisi’nde görülen eğitimlerin bir diğer amacı da kadının kendine olan güvenini açığa çıkarır. Burada eğitime katılan herkes hem eğitim veren hem de eğitim alan konumdadır. Kişinin kendisini tanıması ve yeteneğini açığa çıkarması açısından bu yöntem önemlidir. Araştıran-inceleyen, sorgulayan ve çözüm üreten bir tarz gelişim sağlar. Çocukların özgür yetişmesi açısından da anne-çocuk arasındaki ilişkinin bağımlılık yaratan değil, özgürlük yaratan konumda olması için karşılıklı çaba sarf edilerek bilinç yaratılır.

Xwebûnlaşma (kendi olma) yolu zorlu olsa da özgürlüğün tadına varma hedefi güçleniyor. Eğitimlerle açığa çıkarılıp kendi olma yolunda birbirine güç vererek komünal bir yaşamı ilmek ilmek örülür. Jinwar’da yaşayan kadınlar ataerkil zihniyetin kadına çizdiği kaderi değiştirmek ve kendi yaşamını kendisi oluşturma yani xwebûnlaşmak için büyük çaba sarf etti. Bugüne kadar varlık olarak görülmediği, bir hiç olarak yaklaşılan bir ortamdan kendisinin değerli olduğu, yaşamı hakkında fikrinin sorulduğu ve kendisinin karar verdiği bir ortama gelen kadın ilk başta anlam vermekte zorlanır. Eğitimlerle ve paylaşımlarla bu zorlanmalarını rahat aştı. Kendisine köle gibi, mülk gibi yaklaşanın olmadığı, geleneksel bir yaşam biçiminden ayrı olan bu ortamı anlamlandırmaya çalıştıkça da gelişti.

Jinwar’ın yaşam felsefesinde kadına dayatılan mağduriyet, baskı, sömürü, şiddet, kadının varlığını yok sayan anlayış ve zihniyetle mücadele daimidir. Özgür yaşam alanı olduğundan, bir sığınma yeri olarak yaklaşılan anlayışlar kabul edilmeyerek mücadele edilir. Erkeğin köleci yaklaşımını reddeden demokratik komünal bir yaşam arayışında olan ve bu yaşamı geliştirmek isteyen her kadına kapısı açıktır. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmanın yaşam bulmasında önemli bir modeldir. Bu açıdan Jinwar toplumsal sorunları anlama ve çözüm yöntemi bulmada laboratuvar rolü oynar.

Komünal Yaşam Meclisle Gelişiyor: Kadın özgürlük mücadelesinde önemli bir mihenk taşı olan Jinwar’da kadınlar kendilerini meclis şeklinde örgütledi. Demokrasinin, eşitliğin, katılımcılığın, eleştiri ve özeleştirinin geliştiği, kendi kararlarını kendilerinin aldığı demokratik bir ortam oluşturulur. Farklılıkları kendi içerisinde barındırır yani her kadın kendi rengi, dili ve kültürüyle yaşama katılır. Çok renklilik, çok dillilik ve çok kültürlülük önemli bir özelliktir. Doğrudan katılım ilkesi çerçevesinde her konu hakkında herkesin kendi anadiliyle söz söyleme hakkı bulunur. Köyün ihtiyaçlarının tespitinde, yaşanan sorunlara çözüm üretmede karar aşamalarına giderken özgür bir şekilde tartışma yürütülür. Özellikle kendi kararlarını kendilerinin alıyor olması, erkek zihniyetinin onu varlık olarak görmeyen ve her türlü kararı erkeğin aldığı yaklaşıma karşı duruş mücadele gerekçesidir.

Aynı şekilde çocuklar da gençlerde  kendi meclislerini örgütleyerek demokratik, ekolojik ve komünal ilkelerin nasıl yaşam bulacağına dair kendi eğitim, oyun, kültürel etkinliklere dair kararlarını alır. Özellikle kendilerine ait yerlerinin olması çocukların da gençlerinde kendi olabilme ve öz iradelerini kazanabilmeleri açısından da önemlidir. Çocuklar ve gençler annelerinin kendilerine klasik anne gibi yaklaşımları kabul etmeyerek eleştiri konusu yapar. Özellikle annenin kendisine hak gördüğü sesini yükseltme, dayak gibi yaklaşımlara yönelmelerini kabul etmeyerek toplantılarında eleştiri konusu yaparak annenin öz eleştiri vermesi için karar alır. Köyün ilkesel bir kararı olduğu için bu kararları genellikle pratikleşir.

Köyün yaşam felsefesinde başıboş gezme, emeksizlik ayıplanır. Çalışmayan eleştirilir. Herkesin kendini ifade edebileceği, yeteneğini geliştirebileceği çalışma koşulları var. Yaşamın güzelleşmesi için kadınlar da çocuklar da emek verir. Jinwar’da kadınlar uzun süreli ya da kısa süreli kalıp kalmayacağı konusunda kendi kararlarını kendileri verir.

Rojava Devrimi’nin Jinwar’daki anlam derinliğinin farkına varan ve duyan dünyanın birçok ülkesinden farklı yaşam arayışı olan enternasyonallerin ilgi odağı halindedir. İnşa aşamasından itibaren merak ve ilgiyle yaklaştılar. Kapitalist modernist yaşama karşı direnen ve komünal yaşam arayışında olan birçok enternasyonalist Jinwar’ın kuruluşundan sonrada gelip belli bir dönem bizzat köyde kalarak, hem komünal yaşam ruhunu hissetme hem de yaşamayı tercih etmeleri zihnen ve moral olarak güçlenmelerini sağladı. Gittikleri her yerde bu alternatif komünal yaşamın taşıyıcıları ve direngen damarları oldular. Ve olmaya da devam ediyorlar. Kapitalist modernite ataerkil zihniyetiyle şekillenen şehir yaşamına karşı alternatif komünal bir yaşamın inşa edildiği köy modeli dünyanın birçok yerinde uygulanabilir. Jinwar’ı gelip görmüş, yaşamış ekolojist, anti kapitalist, sosyalist, feminist özcesi kapitalist modernite karşıtı olan bireyler, Jinwar’la dayanışma ağını ve bağını sürdürmekte; her alanda eylem ve etkinlikler geliştirdi.

Zorda kalmış, erkek zulmünden, hakaretinden bıkmış, kendi olmak isteyen, artık erkeklik hikayelerine alet olmak istemeyen kadınların yeri. Bu açıdan insanlığa, topluma, kadına ve doğaya karşı uygulanan tüm sömürü ve tahakküm yöntemlerine, kadına karşı uygulanan şiddet, emek sömürüsü, yaşam haklarını gasp etme, cinsiyetçilik, milliyetçilik, dincilik ve bilimcilik uygulamalarına karşı böylesi alanların çoğaltılması kadın özgürlük mücadelesi açısından önemlidir. Her daim kadın yaşam ilkelerini ve kaynaklarını kendisi yaratmaya çalışan jinwar’daki kadınlar  ataerkil zihniyete karşı başkaldırarak komünleşerek  yoluna emin adımlarla devam ediyor.

 

‘Kendine ait bir odamız olmalı’ demişti Virgina Wolf… Rojava Kadın Devrimi’nin içinde yeşeren Jinwar 8 yıllık deneyimi ile kadınlar için önemli bir deneyim biriktirdi.

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin