{"id":1721,"date":"2026-05-01T11:10:43","date_gmt":"2026-05-01T08:10:43","guid":{"rendered":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/?p=1721"},"modified":"2026-05-01T11:10:43","modified_gmt":"2026-05-01T08:10:43","slug":"demokratik-ekoloji-toplumu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/demokratik-ekoloji-toplumu\/","title":{"rendered":"DEMOKRAT\u0130K EKOLOJ\u0130 TOPLUMU"},"content":{"rendered":"<p>21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde do\u011fa ve insan aras\u0131ndaki krizi en derin haliyle ya\u015f\u0131yoruz. Kapitalist modernite azami kar yasas\u0131 ile do\u011faya, insana, topluma kar\u015f\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc sald\u0131r\u0131y\u0131 en \u00fcst a\u015famaya getirerek s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez ya\u015fam\u0131n sinyallerini veriyor. Gezegenimizi ya\u015fan\u0131lamaz hale getiren bir avu\u00e7 kar h\u0131rs\u0131 ile donanm\u0131\u015f sermayedar canl\u0131l\u0131\u011fa ve do\u011fall\u0131\u011fa ait ne varsa yok etmek i\u00e7in end\u00fcstriyalizmi canavarla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Ahlak\u0131 da vicdan\u0131 da kar h\u0131rs\u0131 olan end\u00fcstriyalizm, do\u011fay\u0131, insan\u0131 ve toplumsall\u0131\u011f\u0131 yok etmek amac\u0131yla s\u0131n\u0131rs\u0131zca, pervas\u0131zca yakla\u015farak t\u00fcm canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 yok etmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, beton y\u0131\u011f\u0131n\u0131 metropoller, insan\u0131 eme\u011fine yabanc\u0131la\u015ft\u0131ran devasa fabrikalar, suyu ve orman\u0131, ya\u015fam alanlar\u0131n\u0131 yok eden, tarihi mekanlar\u0131 yutan barajlar, termik santraller, GDO\u2019lu \u00fcr\u00fcnler, insan\u0131n ve do\u011fan\u0131n kimyas\u0131n\u0131 bozan her t\u00fcr giri\u015fim m\u00fcbah say\u0131lmaktad\u0131r.\u00a0 Do\u011faya ve topluma y\u00f6neltti\u011fi t\u00fcketici sald\u0131r\u0131 sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan biyolojik sald\u0131r\u0131lar( korona vir\u00fcs\u00fc gibi) icat etti\u011fi n\u00fckleer silahtan daha fazla t\u00fcm canl\u0131lar\u0131 tehdit etmekte hatta yok olmas\u0131na neden olmaktad\u0131r.\u00a0 Gezegenimizde\u00a0 her \u015feyin k\u0131rm\u0131z\u0131 alarm sinyalini verdi\u011fi bu a\u015famaya nas\u0131l gelindi? Do\u011fa anan\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z, \u00e7\u0131kars\u0131z ve b\u00fcy\u00fck bir emekle kendi ba\u011fr\u0131nda b\u00fcy\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc insan ne zaman, neden ve nas\u0131l\u00a0 ihanet etti\u011fini tarihin derinliklerinden kopuk ele alamay\u0131z.<\/p>\n<p>Oysa end\u00fcstri, ekolojik ilkeler esas al\u0131narak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ya\u015fam\u0131 g\u00fczelle\u015ftirir ve kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Reber Apo \u201c<strong>end\u00fcstrinin s\u0131n\u0131r\u0131, ekolojiye ve temel ihtiya\u00e7lar\u0131n kar\u015f\u0131land\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131ra dayan\u0131r; bu iki s\u0131n\u0131r\u0131 a\u015famaz<\/strong>\u201d diye belirtir. B\u00fct\u00fcn ekonomik eylemler bu ilke \u00e7er\u00e7evesinde yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kapitalizmin kendini ya\u015fatt\u0131\u011f\u0131 zeminler de kurumaya ba\u015flar. \u00d6zellikle d\u00fcnya\u00a0 gezegenimiz de ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fcle\u015fmesini sa\u011flayan, d\u00fcnya n\u00fcfusunun \u00e7ok az bir k\u0131sm\u0131n\u0131 temsil eden bir avu\u00e7 a\u00e7 g\u00f6zl\u00fc, ya\u011fmac\u0131 hegemon g\u00fcc\u00fcn kendini ya\u015fatt\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcc\u00fcne g\u00fc\u00e7 katt\u0131\u011f\u0131 dallarda kuruyacakt\u0131r. \u0130nsanl\u0131k tarihinin uzun bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc kapsayan do\u011fal toplumda etkin olan ana kad\u0131n eksenli ya\u015famda do\u011fayla ba\u011f, \u00e7ocuk ile ana aras\u0131ndaki ba\u011f gibidir. Sevgiye, sayg\u0131ya ve kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z, \u00e7\u0131kars\u0131z\u00a0 eme\u011fe dayal\u0131d\u0131r. Kad\u0131n\u0131n birinci do\u011fa ile olan ba\u011f\u0131 ve benzerli\u011fi ile ikinci do\u011fa yani toplumsal do\u011fadaki etki d\u00fczeyi onu ya\u015famla \u00f6zde\u015fle\u015ftirir. Ana kad\u0131n, do\u011fada kendisini, toplumu bulur ve yeniden yarat\u0131r. Bunun gerektirdi\u011fi zihniyet, anlay\u0131\u015f, davran\u0131\u015f ve ya\u015fam tarz\u0131n\u0131 geli\u015ftirme yetene\u011fine, birikimine sahiptir. Do\u011fa; canl\u0131, hisli ve gizemli olarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131ndan, bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7iminde bir ta\u015f\u0131n da bir bitkinin de, bir hayvan\u0131n da ruhu oldu\u011funa inan\u0131l\u0131r. Her canl\u0131 evrim zincirindeki b\u00fct\u00fcnsellikle, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yararl\u0131l\u0131k temelinde ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Hi\u00e7bir canl\u0131n\u0131n kendi ba\u015f\u0131na kendi merkezli, rastgele ya\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 evrendeki ya\u015fam\u00a0 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Peki evrenin bir yasas\u0131 olan bu denge ne zaman bozuldu, ne zaman insan ve b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar birbirine yabanc\u0131la\u015ft\u0131 ve insan merkezli bu yabanc\u0131la\u015fma kendini kurumsalla\u015ft\u0131? Do\u011fa i\u00e7indeki insan hari\u00e7 t\u00fcm canl\u0131larla birlikte, insan\u0131 yok etmeye \u00e7al\u0131\u015fan \u2018d\u00fc\u015fman\u2019, \u2018vah\u015fi\u2019 olarak tan\u0131mlanmaya ba\u015flad\u0131. Tarih b\u00f6ylece bize i\u00e7inde \u201cinsan\u0131n\u201d ac\u0131mas\u0131zca d\u00fc\u015fman ve \u00e7etin bir do\u011fal d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 kahramanca ve bilin\u00e7li bir bi\u00e7imde m\u00fccadele etti\u011fi drama olarak sunuldu. \u201ch\u00fckmedilmesi gereken, d\u00fc\u015fman do\u011fa\u201d imgesi mitolojiler, dinler dahil t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imlerine sirayet ettirilir. Uygarl\u0131k tarihinin ba\u015f a\u015fa\u011f\u0131 gidi\u015fi, toplumsal sorunlar\u0131n olu\u015fumunda yer alan do\u011faya h\u00fckmetme zihniyeti kad\u0131n\u0131n erkek taraf\u0131ndan tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 ile ba\u015flamaktad\u0131r. Egemen kurnaz erkek, kad\u0131n\u0131n elinde bulunan art\u0131 \u00fcr\u00fcne b\u00fcy\u00fck hile ve zorbal\u0131kla el koyarak hem kad\u0131n \u00fczerinde hem de do\u011fa \u00fczerinde paralel olarak tahakk\u00fcm\u00fc geli\u015ftiriyor. Evrenin varolu\u015f diyalekti\u011fi, kad\u0131n ile erkek, do\u011fa ile erkek aras\u0131ndaki tahakk\u00fcm ili\u015fkileri ile bozuluyor. Geli\u015fen uygarl\u0131k zihniyeti, toplum ve do\u011fay\u0131 birbirinden kopararak, do\u011fay\u0131 insan hizmetine sunan zihniyet kal\u0131b\u0131n\u0131 olu\u015fturuyor. G\u00f6ky\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 tanr\u0131dan ba\u015flamak \u00fczere insan (ki erkekle \u00f6zde\u015ftir) kad\u0131n, \u00e7ocuk, hayvan, bitki \u015feklinde \u00fcstten a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru t\u00fcm evreni alt-\u00fcst ili\u015fkilerine g\u00f6re hiyerar\u015fik olarak d\u00fczenliyor. Olu\u015fturulan zihniyete g\u00f6re tanr\u0131 insandan (erkek), erkek kad\u0131ndan, kad\u0131n \u00e7ocuktan, hayvan bitkiden \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Egemen erkek k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile olu\u015fan hiyerar\u015fik toplum i\u00e7inde tahakk\u00fcmden kaynaklanan ana-kad\u0131n k\u00fclt\u00fcr\u00fcne yabanc\u0131la\u015fma geli\u015ftik\u00e7e toplum par\u00e7alanarak kendi \u00f6z de\u011ferlerinden uzakla\u015f\u0131r. Bu durum do\u011fadan kopu\u015fu, yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 ve kendini ondan \u00fcst\u00fcn g\u00f6rmeyi beraberinde getirmektedir.\u00a0 \u201c\u0130nsana h\u00e2kimiyet, do\u011faya h\u00e2kimiyetle b\u00fct\u00fcnle\u015fmektedir\u201d\u00a0 \u0130nsana de\u011fer vermeyen, ac\u0131mayan bir sistemin, do\u011faya her t\u00fcrl\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, zalimli\u011fi yapmaktan \u00e7ekinmeyece\u011fi de apa\u00e7\u0131k ortadad\u0131r.<\/p>\n<p>Ataerkil uygarl\u0131k tarihi boyunca mitoloji, din, felsefe ve bilim de do\u011fay\u0131 insan\u0131n k\u00f6lesi sayarak a\u015fa\u011f\u0131lam\u0131\u015f, ona her t\u00fcrl\u00fc sald\u0131r\u0131n\u0131n, zulm\u00fcn, eziyetin yap\u0131lmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc sonuna kadar a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle ataerkil mitolojiler, erkek tanr\u0131 yarat\u0131mlar\u0131n\u0131, ana-tanr\u0131\u00e7a de\u011ferlerine zorla, hileyle, yalanla el koyarak daha da g\u00fc\u00e7lendirir. Kendisini s\u0131n\u0131fl\u0131 uygarl\u0131kla birlikte geli\u015fen cans\u0131z statik do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 esas alarak, do\u011fal toplumdaki canl\u0131 do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 inkar ederek \u015fekillendirmektedir. Do\u011fa g\u00fc\u00e7lerini yanl\u0131\u015f tan\u0131mland\u0131rarak, insan zihniyetini \u00e7arp\u0131k, mu\u011flak ve yalanlarla bi\u00e7imlendirerek kendisine yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131yor. Canl\u0131lar aras\u0131nda ya\u015fanan anlam yitiminin temeli olan yabanc\u0131la\u015fma, \u00f6zelde kad\u0131n\u0131n genelde insan\u0131n do\u011fadan kopmas\u0131yla geli\u015fiyor.<\/p>\n<p>Tek tanr\u0131l\u0131 dinlerde , yarad\u0131l\u0131\u015f \u00f6yk\u00fclerindeki esas konu, kad\u0131n\u0131n do\u011furganl\u0131k, can verme yetisi elinden al\u0131narak erkek tanr\u0131ya ve onun yery\u00fcz\u00fc temsilcisi olan erke\u011fe verilmesidir. Bu yakla\u015f\u0131mla birlikte kad\u0131n, salt bir ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131, erke\u011fin canl\u0131 tohumunu bar\u0131nd\u0131ran cans\u0131z bir topra\u011fa indirgenir. Toprak di\u015fil \u00f6\u011fe olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden, toprak ve kad\u0131n \u00f6zde\u015ftir. Din, toprak ve kad\u0131n bedenini cans\u0131z k\u0131lmak ve erke\u011fin hizmetine sunmak i\u00e7in b\u00fcy\u00fck \u00e7aba harcamaktad\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131nda d\u00fcnya merkezli statik, cans\u0131z evren anlay\u0131\u015f\u0131 benimsendi\u011finden, d\u00fcnya bir an \u00f6nce terk edilmesi gereken \u201clanetli\u201d her an insan\u0131 kirleten, potansiyel su\u00e7 \u00fcreten, kirli bir mek\u00e2n olarak ele al\u0131n\u0131r. Orta\u00e7a\u011f\u0131n t\u00fcm\u00fcne bu zihniyet yap\u0131lanmas\u0131 damgas\u0131n\u0131 vurur.<\/p>\n<p>Felsefenin de insan\u0131n do\u011fadan yabanc\u0131la\u015fmas\u0131na etkisi az\u0131msanmayacak d\u00fczeydedir.\u00a0\u00a0 Yabanc\u0131la\u015fmaya en b\u00fcy\u00fck katk\u0131y\u0131, bat\u0131 felsefesinin temellerini atan, Antik Yunan d\u00f6neminin ak\u0131lc\u0131 felsefe gelene\u011finin do\u011fu\u015fu yapm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle Platon ve Aristo do\u011fal felsefenin, canl\u0131 do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 gerileterek, hiyerar\u015fik cinsiyet\u00e7i bir zihniyeti g\u00fc\u00e7lendirir. Platon\u2019a\u00a0 g\u00f6re, ak\u0131l ve ruh as\u0131l oland\u0131r ve erkek temsil eder. Bedeni de kad\u0131n temsil etti\u011fi i\u00e7in duygularla alg\u0131lanan maddi d\u00fcnya, kad\u0131nla simgele\u015fir. Platon\u2019un do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131nda e\u015fitlik olmad\u0131\u011f\u0131ndan akl\u0131 do\u011fan\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na ve \u00fcst\u00fcne koydu\u011fundan, kad\u0131n\u0131, k\u00f6leleri ve hayvanlar\u0131 ak\u0131ls\u0131z g\u00f6rerek a\u015fa\u011f\u0131lar. Aristo bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi daha da derinle\u015ftirerek hiyerar\u015fik d\u00fczeni, cans\u0131z \u015feylerin bitkilere, bitkilerin hayvanlara, hayvanlar\u0131n insanlara hizmet etti\u011fi bir d\u00fczen olarak tasarlar.<\/p>\n<p>Bilimin temel amac\u0131, Bacon\u2019dan beri bilgiyi do\u011faya h\u00fckmederek denetim alt\u0131na alarak\u00a0 do\u011faya egemen olmakt\u0131r. \u2018Do\u011faya ne kadar hakimsen o kadar g\u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn, \u00f6zg\u00fcrs\u00fcn\u2019 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131 buradan gelmektedir. Do\u011faya egemen olmay\u0131, ayn\u0131 zamanda toplumu de\u011fi\u015ftirip, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilme g\u00fcc\u00fcne eri\u015febilmek olarak da belirtmektedir. Bilimsel y\u00f6ntemde, \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131 \u00e7ok keskindir. \u00d6zne, s\u0131n\u0131rs\u0131z m\u00fccadele anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 nesnede g\u00f6r\u00fcr. Nesne ise, insan akl\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki t\u00fcm canl\u0131-cans\u0131z varl\u0131klar olarak tan\u0131mlan\u0131r. Bacon, do\u011fay\u0131 \u00e7o\u011funlukla kad\u0131n gibi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden, do\u011fay\u0131 fethetmekten ya da s\u0131rlar\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irmekten bahsederken, bir kad\u0131n\u0131 fethetmek gibi ele almaktad\u0131r. Bacon\u2019 da do\u011fa bilinebilir bir niteli\u011fe kavu\u015furken, do\u011fan\u0131n gizlerinin ke\u015ffedilmesi, sahiplenilmesi de ba\u015far\u0131lm\u0131\u015f oluyor. Bilimcilik, do\u011faya ve kad\u0131na zulmetmeyi, s\u00f6m\u00fcrmeyi ve m\u00fclk haline getirmeyi me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131yor. Bilimin bu zihniyet yap\u0131lanmas\u0131 ile hem toplumsal krizi hem de ekolojik krizi derinle\u015ftiriyor katmanl\u0131 hale geliyor.<\/p>\n<p>R\u00eaber Apo, kapitalizmin toplumsal krizle, \u00e7evresel krizi birle\u015ftirdi\u011fini belirtir. \u00d6zellikle birinci ve ikinci d\u00fcnya sava\u015flar\u0131 ekolojik ve toplumsal\u00a0 sorunlar\u0131 daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131r. Burada kapitalist sistemin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 kaosla \u00e7evre felaketi aras\u0131ndaki ili\u015fki diyalektiktir. Sanayi d\u00f6nemi ile birlikte plastikler, deterjanlar, kimyasal maddeler, a\u011f\u0131r metallerin \u00fcretilmesi, do\u011faya-biyosfere alt\u0131ndan kalkamayaca\u011f\u0131 kadar bir y\u00fck bindirdi. Sanayile\u015fme ve a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim biyosferin karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan do\u011fan\u0131n dengesini bozmu\u015f, do\u011fadaki canl\u0131 t\u00fcrlerin birbirine kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yararl\u0131l\u0131k ilkesi \u00e7er\u00e7evesinde ya\u015fam d\u00f6ng\u00fclerini tahrip etmi\u015ftir. \u0130nsan ya\u015fam zincirine verdi\u011fi zararla adeta kendi bindi\u011fi dal\u0131 keserek kendi ya\u015fam\u0131n\u0131 da risk alt\u0131na koymu\u015ftur. Bilim ve tekni\u011fin kar elde etme d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen bir avu\u00e7 egemenin elinde olmas\u0131 ya\u015fam\u0131n yok olma riskini daha da h\u0131zland\u0131rd\u0131. Do\u011faya h\u00fckmetme ve istedi\u011fi gibi de\u011fi\u015ftirip, k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 kullanma amac\u0131 biyo-teknolojiyle pratikle\u015fir. GDO\u2019lu(Geneti\u011fi De\u011fi\u015ftirilmi\u015f Organizmalar)\u00fcr\u00fcnlerin \u00fcretiminde, daha fazla k\u00e2r elde etme temel ama\u00e7 oldu\u011fundan, az emekle, daha \u00e7ok \u00fcr\u00fcn elde etmek i\u00e7in a\u015f\u0131r\u0131 derecede kimyasal madde kullan\u0131l\u0131r. Bu hem topra\u011f\u0131n kimyas\u0131n\u0131 bozmakta, hem de insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehlikeye sokarak\u00a0 kanser riskini artt\u0131rmaktad\u0131r. A\u011fa\u00e7lar\u0131n ve \u00e7i\u00e7eklerin mevsiminden \u00f6nce a\u00e7mas\u0131, normalden daha fazla b\u00fcy\u00fcmeleri, daha \u00e7abuk meyve vermeleri, bunlar\u0131n daha tatl\u0131, renkli ve kokulu olmalar\u0131 sa\u011flan\u0131yor. GDO\u2019lu \u00fcr\u00fcnlerin tohumlar\u0131 k\u0131s\u0131r oldu\u011fundan her y\u0131l yeni tohum al\u0131nmak zorunda. Bu \u00fcretim tarz\u0131yla adeta organik tar\u0131ma darbe vurularak i\u015fsizlik, yoksulluk ve a\u00e7l\u0131k oranlar\u0131nda daha fazla art\u0131\u015f sa\u011flan\u0131yor. Kapitalizm a\u015f\u0131r\u0131 kar h\u0131rs\u0131yla bilim ve tekni\u011fi ya\u015fam\u0131n ger\u00e7ek Azrail\u2019i haline getirerek ya\u015fananlar\u0131 insanlar\u0131n zihnine kaderi oldu\u011funu ve ba\u015fka bir d\u00fcnyan\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaz\u0131r. Do\u011fan\u0131n ve do\u011fall\u0131\u011f\u0131n yok edilmesine kar\u015f\u0131n Ba\u015fka bir d\u00fcnya m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr aray\u0131\u015f\u0131yla farkl\u0131 ekoloji ekolleri ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Bu ekollere ge\u00e7meden \u00f6nce ekoloji nedir k\u0131saca kavram\u0131n bir tan\u0131m\u0131n\u0131 yapal\u0131m. Kelime anlam\u0131 do\u011fa bilimi olan ekoloji; do\u011fay\u0131, bitki ve hayvanlar\u0131, toplum ile do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi, toplumun ge\u00e7irdi\u011fi farkl\u0131la\u015fma ve geli\u015fmeyi ara\u015ft\u0131rmak i\u00e7in tarihin derinliklerine do\u011fru yol alarak k\u00f6kl\u00fc ara\u015ft\u0131r\u0131p inceleyerek sorunlar\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 bulan bir bilim dal\u0131d\u0131r. 1867 y\u0131l\u0131nda Alman biyolog Ernst Haeckel taraf\u0131ndan ilk kez kullan\u0131lan ekoloji kavram\u0131, hayvanlar hayvanlar, bitkiler ve inorganik \u00e7evreler aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri inceleyene bilim dal\u0131 olarak dar bir \u00e7er\u00e7evede tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak \u00f6zellikle yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131ndan itaberen insan ya\u015fam\u0131n\u0131n do\u011fa \u00fczerindeki etkisi \u00fczerinden yeniden tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ya\u015fanan sorunlar\u0131n ideolojik ve sistemsel oldu\u011funu tespit ederek, alternatif ideolojik bilin\u00e7 ve bilimsel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ile \u00e7\u00f6z\u00fcmler arad\u0131\u011f\u0131nda ekolojinin devrimsel bir s\u0131\u00e7rama yapma potansiyeli vard\u0131r.<\/p>\n<p>Doga ve insan aras\u0131ndaki bar\u0131\u015f\u0131 ve uyumun yeniden sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in 20\u2019inci y\u00fczy\u0131l\u0131n temel g\u00fcndemlerinde biri olmu\u015f bir \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnsel ve eylemsel hareketler ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bunlardan baz\u0131lar\u0131 sadece insan merkezli olarak, kapsay\u0131c\u0131 bir ekolojik yakla\u015f\u0131m ortaya koymazken, d\u00fc\u015f\u00fcnsel olarak insan-do\u011fa-toplum dengesini esas alan d\u00fc\u015f\u00fcnsel ak\u0131mlarla ekolojik sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm aranm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eimdi bu d\u00fc\u015f\u00fcnsel ve eylemsel hareketlere bir g\u00f6z atal\u0131m.<\/p>\n<p><strong>\u00c7evre Hareketleri<\/strong>, 1950\u2019li y\u0131llardan sonra sanayinin geli\u015fti\u011fi bat\u0131 \u00fclkelerinde yarat\u0131lan \u00e7evre krizi ortam\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Genellikle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan ekolojik krizin \u201cekonomi ile politika kavramlar\u0131 aras\u0131nda kalan bo\u015fluktan\u201d\u00a0 kaynakland\u0131\u011f\u0131na inan\u0131rlar. Dengesiz n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131, hava ve su kirlili\u011fi, canl\u0131 t\u00fcrlerinin ortadan kalkmas\u0131, g\u0131dalar\u0131n kimyevile\u015ftirilmesi, ormanlar\u0131n ve topra\u011f\u0131n bozulmas\u0131, d\u00fcnya kaynaklar\u0131n\u0131n dengesiz da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 gibi d\u00fcnyan\u0131n dolay\u0131s\u0131yla toplumlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 sorunlara bir tepki olarak do\u011fmu\u015flard\u0131r. En tan\u0131nm\u0131\u015f \u00e7evre hareketlerinden biri olan Greenpeace, 1971\u2019de Kanada\u2019da kurulmu\u015f, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde 2 milyondan fazla aktivisti\u00a0 bulunmaktad\u0131r. Bir n\u00fckleer santralin durdurulmas\u0131, kurtar\u0131lan tek bir balina, yok edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir orman\u0131n engellenmesi gibi eylemler \u00f6nemli olmakla birlikte sorunu k\u00f6kten \u00e7\u00f6zmez. Se\u00e7tikleri yol ve y\u00f6ntem, \u00e7evre sorunun k\u00f6kenini g\u00f6zard\u0131 etmeye, sorunun k\u00f6kenindeki ger\u00e7ek akt\u00f6rlerin (ulus-devlet, end\u00fcstriyalizm, kapitalistler gibi) rollerini g\u00f6rmemeye g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u0130nsan merkezci yakla\u015f\u0131m iktidarc\u0131 zihniyetle uyumlulu\u011fu getirdi\u011finden do\u011faya de\u011fer verme yerine tahribini geli\u015ftirir. Kapitalist modernite s\u00fcrd\u00fcr\u00fcc\u00fclerinin otoritelerine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak sistemsel bir de\u011fi\u015fim yapmalar\u0131 yerine, ge\u00e7ici \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcrettiklerinden bu hegemon g\u00fc\u00e7lerin \u00f6mr\u00fcn\u00fc uzat\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u00a0 merkezcili\u011fe bir ele\u015ftiri olarak geli\u015fen <strong>derin ekoloji,<\/strong> Norve\u00e7li bir filozof olan Arne Naess taraf\u0131ndan 1973\u2019te geli\u015ftirilir. Naess, di\u011fer ekolojik g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u201cs\u0131\u011f ekoloji\u201d olarak adland\u0131r\u0131r. Mistik ekolojistler bu kez insan merkezli olmamak ad\u0131na genelde biyocentrizm (ya\u015fam-do\u011fa merkezli) denilen biyolojik eksenli d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131n\u0131 temel alm\u0131\u015flard\u0131r. Do\u011fan\u0131n insanlara hizmet etmek amac\u0131yla yarat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, insan do\u011fan\u0131n \u00fcst\u00fcnde ya da d\u0131\u015f\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, do\u011fan\u0131n par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu savunur.<\/p>\n<p>Derin ekolojinin temelinde \u201cinsan sevmez, anti-teknolojik, anti-ussalc\u0131, do\u011fa ile mistik bir birlik\u201d yakla\u015f\u0131m\u0131 vard\u0131r. Biyo-merkezcilik t\u00fcm ya\u015fam bi\u00e7imlerini, bakteriler ve vir\u00fcsler de d\u00e2hil olmak \u00fczere, her \u015feyi \u201ci\u00e7sel de\u011ferler\u201d a\u00e7\u0131s\u0131ndan birbiriyle \u201ce\u015f de\u011fer\u201d g\u00f6r\u00fcr. Do\u011faya yabanc\u0131la\u015fman\u0131n bu \u015fekilde ortadan kalkaca\u011f\u0131n\u0131 savunur. Malthus\u00e7uluk ve sosyal Darwincili\u011fi savunan bu g\u00f6r\u00fc\u015ften baz\u0131lar\u0131, insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc evrimsel bir hata ve kanser olarak g\u00f6r\u00fcr. Ekolojik krizin sorumlusu insand\u0131r derken iktidarc\u0131 sistemi g\u00f6rmezden gelirler. AIDS ve a\u00e7l\u0131k gibi sorunlar\u0131 do\u011fal bir sonu\u00e7 olarak g\u00f6rerek, ekolojik krizin a\u015f\u0131labilece\u011fini belirtmeleri bir anlam ifade etmez.<\/p>\n<p><strong>Ekofeminizm<\/strong>, ataerkil toplumlar\u0131n kad\u0131nlar\u0131 ve do\u011fay\u0131 nesnele\u015ftirdi\u011fini ve g\u00fc\u00e7 kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyan disiplinler aras\u0131 bir teoridir. Feminist ekolojiyi ilk olarak Frans\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Fran\u00e7oise D\u2019eaubonne 1974 y\u0131l\u0131nda kullan\u0131r. Kad\u0131n\u0131n do\u011faya erkeklerden daha yak\u0131n oldu\u011fu varsay\u0131m\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak \u00e7evreye dair geli\u015fecek politikalarda kad\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fc bir rol \u00fcstelenmesi gerekti\u011fini savunur. Erkek\u00a0 k\u00fclt\u00fcr\u00fc hem kad\u0131n\u0131 hem de do\u011fay\u0131 s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcnden\u00a0 kad\u0131n da do\u011fa da ayn\u0131 kaderi payla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, sorunun temel kayna\u011f\u0131 \u201cerkek merkezli d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc\u201d oldu\u011funu belirtir ekofeministler. Feminizm ve Ekoloji m\u00fccadelesinin birli\u011fi, kad\u0131nlar\u0131n\u00a0 d\u0131\u015flanmas\u0131 ve do\u011fan\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi \u00fczerine \u0131\u015f\u0131k tutarak, hiyerar\u015fileri ve ikilikleri ortadan kald\u0131rmay\u0131 ve toplumlardaki uyumu yeniden sa\u011flamay\u0131 ama\u00e7lar.\u00a0 Ekofeminizm, ekolojik krizin tahlil edilmesi ve a\u015f\u0131lmas\u0131nda \u00f6nemli d\u00fczeyde rol sahibi olsa da tahakk\u00fcmc\u00fc\u00a0 kapitalist ataerkil sistemi sarsmada ve alternatif olmada yetersiz kalmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Toplumsal ekoloji,<\/strong> 1960-70\u2019li y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda\u00a0 ye\u015fil hareket ortaya \u00e7\u0131kmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 d\u00f6nemde eko-anar\u015fist Murray Bookchin\u00a0 \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde\u00a0 geli\u015fmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>Toplumsal ekoloji; ekolojiyi toplumsal olarak ele alarak\u00a0 ekolojik sorunlar\u0131n temelinde toplumsal sorunlar\u0131n oldu\u011funu savunur. Bu yakla\u015f\u0131m iki sorunu i\u00e7 i\u00e7e \u00e7\u00f6zmeyi esas alarak ekolojik bir eylemi ayn\u0131 zamanda toplumsal bir eylem olarak da de\u011ferlendirir.<\/p>\n<p>Murray Bookchin, \u00e7evre krizinin toplumsal sistem kriziyle ba\u011f\u0131n\u0131 kurarak ekolojinin toplumsal y\u00f6n\u00fcne vurgu yapar. Kapitalist modernite ideolojisinin neden oldu\u011fu anti-ekolojik toplumun sorunlar\u0131na, ancak radikal toplumsal bir hareketle \u00e7\u00f6z\u00fcm olunabilir. Do\u011fal ve toplumsal geli\u015fmeye ili\u015fkin bir felsefe, anlay\u0131\u015f, toplumsal ve \u00e7evresel sorunlar\u0131m\u0131z\u0131n derinli\u011fine analizi ve radikal bir toplum alternatifini sunarak hiyerar\u015finin, tahakk\u00fcm\u00fcn t\u00fcmden ortadan kalkmas\u0131 gerekti\u011fini\u00a0 savunur.<\/p>\n<p>Toplumsal ekoloji bitkiler ve hayvanlar aleminin topluluk, insan\u0131n da toplum olu\u015fturdu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc esas alarak toplumun\u00a0 sadece insana has bir \u00f6zellik oldu\u011funu belirtir. Hayvan\u0131n var olana uyum sa\u011flad\u0131\u011f\u0131, insan\u0131n ise bu ya\u015fam d\u00fczeyini a\u015farak, yarat\u0131c\u0131, de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fcc\u00fcne sahip oldu\u011fundan di\u011fer ya\u015fam t\u00fcrlerinden \u00e7ok b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131klar ta\u015f\u0131r. Bu farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 optimal dengeyi esas alarak kullanmal\u0131 ,di\u011fer canl\u0131lar \u00fczerinde egemenlik kurma olmamal\u0131. \u0130nsan\u0131n bu \u00f6zelliklerini dile getirirken toplumsal ekoloji daha \u00e7ok, insan merkezli anlay\u0131\u015fa sahip olmakla ele\u015ftirilir. Toplumsal ekolojistler bu ele\u015ftirileri do\u011fru ve ger\u00e7ek\u00e7i bulmayarak reddetmi\u015fse de bu riski i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. \u0130nsan ger\u00e7e\u011finde toplanan bu geli\u015fkin \u00f6zelliklerin do\u011fan\u0131n ve evrenin de \u00f6zellikleri oldu\u011funu s\u00f6yler. \u0130nsan-do\u011fa, toplum-do\u011fa ili\u015fkisini tarihsel diyalektik i\u00e7erisinde ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bizi daha anlaml\u0131 ve do\u011fru sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u00d6nder Apo, Toplumla do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi sosyal bilimin gittik\u00e7e yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir alan oldu\u011funu, genel anlamda \u00e7evrenin toplum \u00fczerindeki etkisi a\u00e7\u0131k olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, bilimsel incelemesi ve felsefeye konu te\u015fkil etmesinin yeni oldu\u011funu belirtir.<\/p>\n<p>Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z y\u00fczy\u0131lda k\u00fcresel \u00e7apta do\u011fa katliam\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olmam\u0131z\u0131n temel nedeni do\u011faya tehlikeli bi\u00e7imde ters d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f, tahakk\u00fcmc\u00fc, s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc zihniyet ve sistemdir. Cans\u0131z &#8211; \u00f6l\u00fc statik do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 geli\u015ftiren hiyerar\u015fik-ataerkil devlet\u00e7i sistem, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ko\u015fullar\u0131nda tahakk\u00fcm\u00fcn, hakimiyetin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcn\u00fc do\u011faya sahip olmak ve s\u00f6m\u00fcrmekle e\u015f tutmaktad\u0131r. Do\u011fa, canl\u0131 ve zekal\u0131d\u0131r. Felsefi olarak da do\u011fa, kavranmas\u0131 vazge\u00e7ilmez bir tutkudur. Do\u011fa genel olarak birinci, ikinci ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc do\u011fa olarak \u00fc\u00e7e ayr\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Birinci Do\u011fa;<\/strong> i\u00e7inde ve \u00fczerinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z do\u011fad\u0131r ki, bu do\u011fa insan yakla\u015f\u0131mlar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak vard\u0131r. \u0130nsan bu do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 ve tamamlayan\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u0130kinci Do\u011fa<\/strong>; insan eliyle yarat\u0131lan ve insana mahsus olan k\u00fclt\u00fcrel yarat\u0131mlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u00e7ine alan do\u011fa oldu\u011fundan toplumsalla\u015fma olarak da tan\u0131mlanabilir.<\/p>\n<p><strong>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc do\u011fa<\/strong>;\u00a0 birinci ile ikinci do\u011fa aras\u0131nda yeniden olu\u015fturulacak ve ekolojik dengeyi dikkate alma temelinde kurulacak olan ili\u015fki olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Toplumsal ekolojistler b\u00fct\u00fcnl\u00fck\u00e7\u00fc bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip olduklar\u0131n\u0131 ve\u00a0 merkeziyet\u00e7ili\u011fi esas almad\u0131klar\u0131n\u0131 savunsalarda\u00a0 do\u011falar\u0131 kendi i\u00e7erisinde par\u00e7al\u0131 olarak ele almalar\u0131 \u00f6zne-nesne ayr\u0131m\u0131n\u0131 i\u00e7erisinde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmedikleri s\u00fcrece zamanla par\u00e7al\u0131 ve\u00a0 insan merkeziyet\u00e7i bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n geli\u015febilece\u011finin \u00f6n\u00fcn\u00fc alamazlar.\u00a0 \u00d6nder Apo, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Do\u011fa\u2019n\u0131n,\u00a0 Birinci ve \u0130kinci Do\u011fa\u2019n\u0131n \u00fcst bir a\u015famada farkl\u0131l\u0131klar temelinde e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ifade ve ger\u00e7ekle\u015fme rejimi olarak demokratik sistem, i\u00e7inde ekolojik ve feminen toplum \u00f6zelliklerinin geli\u015fmesiyle m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fini belirtir.<\/p>\n<p>Toplumsal ekolojinin di\u011fer \u00f6nemli bir \u00f6zelli\u011fi, felsefesinde do\u011fal evrimci ya da do\u011fal diyalektik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc esas almas\u0131d\u0131r. Bilim ve tekni\u011fin de y\u0131k\u0131c\u0131 temelde de\u011fil, ekolojik temelde kullan\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini belirtir.\u00a0 Evrende ya da do\u011fadaki t\u00fcm olu\u015fumlar da ikilemler(d\u00fcalist), kar\u015f\u0131tl\u0131klar vard\u0131r. Bu, evrensel bir yasad\u0131r. Fakat bu kar\u015f\u0131tl\u0131klar birbirine z\u0131t, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak biri di\u011ferini mutlak suretle yok etmek \u00fczerinden bir diyalekti\u011fe sahip de\u011fildir. Veya bu ikilemlerden biri di\u011ferinden do\u011fall\u0131\u011f\u0131nda daha \u00fcst\u00fcn ya da egemen de\u011fildir. Bu ikilemler varl\u0131klar\u0131n\u0131 sentez \u015feklinde, daha \u00fcst geli\u015fmi\u015f bir olguda de\u011fi\u015ftirerek devam ettirir.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin, insanlar oksijene, oksijen bitkilere, bitkiler topra\u011fa ihtiya\u00e7 duyarlar. Canl\u0131lar aras\u0131ndaki denge belirgin bir y\u00f6nd\u00fcr. Yani i\u00e7sel bir d\u00f6ng\u00fc ile en uygun denge olu\u015fur. Y\u0131lan-fare dengesi gibi. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011fl\u0131l\u0131k yitirildik\u00e7e, evrim halkalar\u0131nda b\u00fcy\u00fck kopu\u015flar do\u011fmakta, bundan da \u00e7ok say\u0131da t\u00fcr\u00fcn devam sorunu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131ndan evrendeki \u00e7e\u015fitlili\u011fin azalmas\u0131na\u00a0 da neden olur. \u00c7\u00f6z\u00fcm, ya\u015fanan toplumsal ve ekolojik krizden demokratik ekoloji bir toplum ve sistem olu\u015fumuyla ger\u00e7ekle\u015fir.<\/p>\n<p>Ekolojik toplum, tar\u0131m\u0131 kar ama\u00e7l\u0131 de\u011fil ekolojik ilkeler \u00e7er\u00e7evesinde ele alarak topra\u011fa, tohuma birer canl\u0131 gibi yakla\u015f\u0131r. Topra\u011f\u0131n can\u0131n\u0131 incitmemek temel felsefesinden biri olurken topra\u011fa hoyrat\u00e7a yakla\u015fmayarak kendi d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc tamamlamas\u0131 i\u00e7in gerekti\u011finde dinlendirir. Tar\u0131mda a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcr\u00fcn elde etme, a\u015f\u0131r\u0131 kar elde etme gibi kayg\u0131s\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131ndan GDO\u2019lu tohum yerine do\u011fal tohumu kullan\u0131r. Ahlaki ilke gere\u011fi birikimi (kar sermaye birikimi ) esas almadan ihtiyaca g\u00f6re \u00fcretim ve t\u00fcketimin olmas\u0131, \u00e7\u00f6pl\u00fck haline getirilmi\u015f d\u00fcnyam\u0131z rahat bir nefes alacakt\u0131r. Hem zehirli gazlarla kirletilen atmosferin nefes borular\u0131 a\u00e7\u0131l\u0131r hem de yok olmayla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olan bitki ve hayvan t\u00fcrleri kurtulur. Kapitalist ideolojinin a\u015f\u0131r\u0131 kar yasas\u0131 sonucu zarar g\u00f6ren evrim zinciri kopan halkalar\u0131n\u0131 tamir ederek ger\u00e7ek g\u00f6revini s\u00fcrd\u00fcrmeye devam eder. Demokratik ve ekolojik bir toplum temel g\u00fcc\u00fcn\u00fc toplumsal ve ekolojik sorunlar\u0131n temelinde olan kad\u0131n-erkek ili\u015fkisinin kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ekseninde bilimsel bir \u015fekilde \u00e7\u00f6z\u00fclmesinden al\u0131r. Bu \u00e7\u00f6z\u00fcme \u00f6zg\u00fcr e\u015f ya\u015fam\u0131n bilimi olan Jineoloji ile Ekoloji birlikte hareket ederek ula\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Ortak hareket edildi\u011finde Kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilinci ekolojik bilin\u00e7le bulu\u015farak, ataerkil k\u00fclt\u00fcre kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc m\u00fccadele geli\u015fir. Ekolojik\u00a0 bilgiyi iktidar\u0131n arac\u0131 olmaktan \u00e7\u0131karman\u0131n m\u00fccadele y\u00f6ntemleri geli\u015ftirilir. Kad\u0131n\u0131n erkekle, do\u011fayla, toplumla ili\u015fkilerinin ya\u015fam\u0131n b\u00fct\u00fcnselli\u011fine hizmet edece\u011fi bilinci esas al\u0131n\u0131r. Ekolojik toplum in\u015fas\u0131nda k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimlerin ancak kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc temelinde olabilece\u011fi ger\u00e7e\u011fine dayanmaktad\u0131r. Bu y\u00f6n\u00fc en \u00e7ok da demokratik modernite paradigmas\u0131 ekseninde demokratik ulus in\u015fas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren Rojava\u2019da olu\u015fturulan Jinwar projesinde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Jinwar Kuzeydo\u011fu Suriye\u2019de kad\u0131nlar\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde kad\u0131nlar ve \u00e7ocuklar i\u00e7in\u00a0 ekolojik ve \u00f6zg\u00fcr bir ya\u015fam\u0131 in\u015fa etme ama\u00e7l\u0131 kurulmu\u015ftur. Rojava kad\u0131n devriminin ba\u011fr\u0131nda olu\u015fturulan\u00a0 Jinwar\u2019da evler do\u011fayla uyumlu olan kerpi\u00e7le in\u015fa edilmi\u015ftir. Kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131kl\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilecekleri kom\u00fcnal ya\u015fam\u0131 \u00f6rg\u00fctledikleri ve kendi kararlar\u0131n\u0131 kendilerinin ald\u0131klar\u0131 meclisleri bulunmaktad\u0131r. Toprakla bulu\u015farak tar\u0131ma dayal\u0131 ekonomi, kendi ekti\u011fi bu\u011fdaydan ekmek pi\u015firdi\u011fi f\u0131r\u0131n, do\u011fal toplumdaki bilge kad\u0131n\u0131n bilgi ve tecr\u00fcbesinin g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar gelen sa\u011fl\u0131k bilgilerini g\u00fcncelleyen \u015eifajin, \u00e7ocuklar\u0131n e\u011fitimi i\u00e7in \u00dcvey\u015f Ana Okulu ile olu\u015fturdu\u011fu \u00f6zg\u00fcr d\u00fcnya, xwebun olman\u0131n bilgisinin \u00fcretildi\u011fi bir akademi mevcuttur. Jinwar, \u0130yinin, g\u00fczelin, e\u015fitli\u011fin, adaletin, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn, demokrasinin, farkl\u0131l\u0131klar\u0131n bir arada muhte\u015fem bir ahenkle bir arada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, do\u011fayla b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011fi ve kad\u0131n bilgisinin birikiminin mekand\u0131r. Di\u011fer yandan do\u011falar aras\u0131ndaki aheng i\u00e7in Ekoloji ile Jineoloj\u00eenin neden vazge\u00e7ilmez iki bilim oldu\u011funu anlatan somut bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>\u00d6nemle alt\u0131n\u0131 \u00e7izmek gerekir ki Jineoloji ve Ekoloji ayn\u0131 ya\u015fam ilkesine dayanan iki bilim olarak demokratik ekolojik kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc paradigman\u0131n ya\u015famsalla\u015fmas\u0131nda \u00f6nemli bir role sahiptir. Ekolojik krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolunu g\u00f6steren bu paradigma ya\u015fam\u0131n kendisine, kad\u0131n\u0131n kadim de\u011ferlerine dayan\u0131r. Bu de\u011ferler, topra\u011f\u0131n can\u0131n\u0131 incitmemek gerekti\u011fini \u00f6\u011f\u00fctler. Bu y\u00fczden topra\u011fa, tohuma, do\u011fadaki her \u015feye anlam y\u00fckler, hoyrat\u00e7a yakla\u015fmaz.\u00a0 A\u015f\u0131r\u0131 \u00fcr\u00fcn elde etme, a\u015f\u0131r\u0131 kar elde etme gibi kayg\u0131s\u0131 yoktur. Ekolojik ekonomi, eko-end\u00fcstriyi esas al\u0131r. Bu paradigma, hiyerar\u015fiye, tahakk\u00fcme ve s\u0131n\u0131fla\u015fmaya kar\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde do\u011fa ve insan aras\u0131ndaki krizi en derin haliyle ya\u015f\u0131yoruz. Kapitalist modernite azami kar yasas\u0131 ile do\u011faya, insana, topluma kar\u015f\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc sald\u0131r\u0131y\u0131 en \u00fcst a\u015famaya getirerek s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemez ya\u015fam\u0131n sinyallerini veriyor. Gezegenimizi ya\u015fan\u0131lamaz hale getiren bir avu\u00e7 kar h\u0131rs\u0131 ile donanm\u0131\u015f sermayedar canl\u0131l\u0131\u011fa ve do\u011fall\u0131\u011fa ait ne varsa yok etmek i\u00e7in end\u00fcstriyalizmi canavarla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":5,"featured_media":1722,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[46,78,53,32],"tags":[],"class_list":["post-1721","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ekoloji","category-jineoloji-akademisi","category-makale","category-tirki"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1721","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1721"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1721\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1723,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1721\/revisions\/1723"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1722"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1721"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1721"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1721"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}