{"id":1621,"date":"2025-10-10T20:31:10","date_gmt":"2025-10-10T17:31:10","guid":{"rendered":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/?p=1621"},"modified":"2025-10-10T20:31:10","modified_gmt":"2025-10-10T17:31:10","slug":"bilmek-farkina-varmaktir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/bilmek-farkina-varmaktir\/","title":{"rendered":"B\u0130LMEK FARKINA VARMAKTIR"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>\u201cB\u0130LMEK FARKINA VARMAKTIR\u201d, <\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong><em>\u201cB\u0130L\u0130M EN GEL\u0130\u015eK\u0130N ANLAM YORUMDUR\u201d <\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong><em>\u201cT\u00dcM B\u0130LMELER\u0130N TEMEL\u0130 KEND\u0130N\u0130 B\u0130LMEKT\u0130R\u201d<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong><em>R\u00eaber Apo<\/em><\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u201cKendini bil\u201d\u2026 Yunan mitolojisinde tanr\u0131\u00e7a Gaia\u2019n\u0131n onuruna in\u015fa edilen Delpoi tap\u0131na\u011f\u0131n\u0131n kap\u0131s\u0131nda b\u00f6yle yazar.<\/p>\n<p>Kad\u0131nlara ait t\u00fcm de\u011ferlerin talan edilmesi gibi bu tap\u0131nak da daha sonra tanr\u0131 Apollon\u2019a adanm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat tap\u0131nakta hakikati s\u00f6yleyen sybill denilen k\u00e2hin kad\u0131nlard\u0131r.<\/p>\n<p>Bilim nedir? Ya\u015fam bilimine neden ihtiyac\u0131m\u0131z var? Jineoloji\u2019nin ya\u015fam bilimi olmas\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131, bilimin temeline neden kendimizi bilmeyi koydu\u011fumuzu burada tan\u0131mlayaca\u011f\u0131z\u2026<\/p>\n<p>Bilimi do\u011fru tan\u0131mlayabilmek i\u00e7in insan\u0131n binlerce y\u0131ld\u0131r ya\u015fam\u0131 nas\u0131l alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 ve anlamland\u0131rd\u0131\u011f\u0131na bakmal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Bilim tarihi insan\u0131n ya\u015fam\u0131 anlama \u00e7abas\u0131yla ba\u015flar. Bu nedenle Aryen dillerinde bilmek, tan\u0131mak ve anlamak kelimeleri ayn\u0131 k\u00f6kenden gelir.<\/p>\n<p>Anlamak fark\u0131na varmakla ba\u015flar. \u0130nsan\u0131n farketme kapasitesinin geli\u015fkinli\u011fi biyolojik evrim kadar toplumsalla\u015fman\u0131n sonucudur.<\/p>\n<p>Ya\u015fam\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek, beslenmek, \u00fcremek ve kendini savunabilme gibi temel \u00f6zellikleri gerekli k\u0131lar. Fakat insan ya\u015fam\u0131 sadece bunlardan ibaret de\u011fildir. Bu nedenle homo habilis, homo erektus, neandertal gibi insan t\u00fcrleri ya\u015fama imkan\u0131 bulamay\u0131p ortadan kalkarken homo sapiens sapiens yani d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnen insan ya\u015famaya devam etti. \u0130nsan sadece d\u00fc\u015f\u00fcnen de\u011fil d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn de fark\u0131nda olan bir t\u00fcr olarak geli\u015fim g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn fark\u0131na varabilmek biyolojik evrimle birlikte ikinci bir do\u011fa olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z toplumsall\u0131k sonucunda geli\u015fti.<\/p>\n<p>Toplumsall\u0131k olmasayd\u0131 homo sapiens sapiens\u2019in de ya\u015fam \u015fans\u0131 olmayabilirdi. \u0130nsan toplumu nitelik olarak topluluk halinde ya\u015fayan kar\u0131ncalar, ar\u0131lar, s\u00fcr\u00fc halinde dola\u015fan hayvanlardan farkl\u0131d\u0131r. Toplum olmak ortak bar\u0131naklarda ya\u015famak, birlikte avlanmak ya da ya\u015faman\u0131n \u00f6tesinde ortak karar almak ve ortak de\u011ferler etraf\u0131nda bir araya gelmeyi ifade eder. Bir toplulu\u011fun toplum olarak adland\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ortak de\u011ferlere, birlikte ya\u015fam k\u00fclt\u00fcr\u00fcne, dayan\u0131\u015fmaya, anla\u015fmaya, \u00e7at\u0131\u015famaya ama daha sonra uyum sa\u011flamaya dayal\u0131 bir k\u00fclt\u00fcre sahip olmas\u0131 gerekir. Birlikte karar almak ve uygulamak politikay\u0131, iyi-k\u00f6t\u00fc, g\u00fczel-\u00e7irkin, do\u011fru-yanl\u0131\u015f aras\u0131ndaki ayr\u0131mlar ve se\u00e7imler ise ahlak\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>Toplumsall\u0131k bu iki temel yap\u0131ya yani ahlak ve politikaya dayal\u0131 olarak \u015fekillenmi\u015ftir. Klan bunun en sade, \u00e7ekirdek yap\u0131lanmas\u0131d\u0131r. Saf ahlaki-politik topluluk formudur.<\/p>\n<p>Toplumsall\u0131k ayn\u0131 zamanda dil ve d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fcc\u00fcn\u00fc daha yetkin hale getirir. B\u00f6ylece insan hem kendisinin ve hem de evrenin fark\u0131na var\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar aras\u0131ndaki ileti\u015fim zenginle\u015ftik\u00e7e bilgilerin payla\u015f\u0131lmas\u0131, ortakla\u015fmas\u0131, hat\u0131rlanmas\u0131 soyut d\u00fc\u015f\u00fcnebilme yetene\u011fi kazan\u0131l\u0131r. Art\u0131k insan sadece g\u00f6rd\u00fckleri, duyduklar\u0131, tatt\u0131klar\u0131, hissettikleriyle de\u011fil sembol ve simgelerle d\u00fc\u015f\u00fcnme kapasitesine kavu\u015fur. Ma\u011fara duvarlar\u0131na yap\u0131lan resimlerde, heykeller ve kutsal say\u0131lan e\u015fyalarda bunlar\u0131n kan\u0131tlar\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Be\u015f duyu organ\u0131 aras\u0131ndaki koordinasyon, bilgileri i\u015fleme, ba\u011flant\u0131 kurma ve haf\u0131za fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 zirveye ta\u015f\u0131r. Bu da anlama istemini yani hakikat aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 tetikler.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n kendini anlamland\u0131rma \u00e7abas\u0131 ve aray\u0131\u015f\u0131 ile evreni tan\u0131ma s\u00fcreci b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc ve birbirine ba\u011fl\u0131 ilermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Tarihin en eski \u00e7a\u011flar\u0131ndan bu yana kadim inan\u00e7 ve felsefeler insan ve evren aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131 \u015fu s\u00f6zlerle dile getirir;<\/p>\n<p>\u201cYukar\u0131da ne varsa a\u015fa\u011f\u0131da da o vard\u0131r\u201d,<\/p>\n<p>\u201cEvren b\u00fcy\u00fck bir insan, insan k\u00fc\u00e7\u00fck bir evrendir\u201d,<\/p>\n<p>\u201cinsan\u0131n \u00f6z\u00fcnde tanr\u0131sal nur vard\u0131r.\u201d s\u00f6zleri bu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn felsefi, mitolojik, dini ifadeleridir.<\/p>\n<p>E\u011fer insan evrenin k\u00fc\u00e7\u00fck bir yans\u0131mas\u0131 ise onu bilmek ve anlamak evreni anlamakt\u0131r. Bu nedenle de t\u00fcm bilmelerin temeline \u201ckendini bilmeyi\u201d koymak anlaml\u0131 bir tan\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Kendini bilme ser\u00fcveninde ilk fark\u0131ndal\u0131k do\u011fan\u0131n d\u00f6ng\u00fcs\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ya\u015fam-\u00d6l\u00fcm ve Yeniden Do\u011fum\u2026.<\/p>\n<p>Do\u011fada s\u00fcrekli yinelenen bu \u00e7ark mevsim d\u00f6ng\u00fclerinden, ay ve g\u00fcne\u015fin hareketlerinden, a\u011fa\u00e7lar\u0131n ya\u015famlar\u0131ndan g\u00f6zlemlenir.<\/p>\n<p>Her y\u0131l baharda \u00e7i\u00e7ek a\u00e7an, yaz\u0131n meyve veren, sonbaharda yaprak d\u00f6ken, k\u0131\u015f\u0131n hi\u00e7bir canl\u0131l\u0131k emaresi g\u00f6stermeyen adeta \u00f6lm\u00fc\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen ve baharda yeniden a\u00e7an a\u011fa\u00e7tan daha g\u00fczel ifadesi var m\u0131d\u0131r ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn?<\/p>\n<p>Bu nedenle ya\u015fam a\u011fac\u0131 en eski sembollerden biridir. \u00dczerine anlat\u0131lm\u0131\u015f bir\u00e7ok mitolojik hikaye bulunur.<\/p>\n<p>\u0130nannan\u0131n Huluppu a\u011fac\u0131d\u0131r, tanr\u0131\u00e7aya ait say\u0131l\u0131r. Tanr\u0131 ve tanr\u0131\u00e7alar\u0131n aras\u0131nda durur.<\/p>\n<p>Hal\u0131 desenlerinden, duvar s\u00fcslemelerine, kanavi\u00e7elerden bedene i\u015flenen deqlere kadar a\u011fa\u00e7 ile ya\u015fam aras\u0131ndaki ba\u011f \u00f6zenle korunarak bu g\u00fcne ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. A\u011fa\u00e7lara kutsall\u0131k atfedilmesi, dilek a\u011fa\u00e7lar\u0131 bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kalan kal\u0131nt\u0131lar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>K\u0131\u015f\u0131n yer alt\u0131na \u00e7ekilen canl\u0131lar\u0131n ba\u015fka bir d\u00fcnyaya gitti\u011fine ve baharda yeniden do\u011fdu\u011funa dair bu g\u00f6zlemler insan\u0131n \u00f6l\u00fcme ve ya\u015fama anlam verme bi\u00e7imini derinden etkilemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kadim \u00e7a\u011flarda \u00f6l\u00fcm\u00fc bir son de\u011fil, ya\u015fam d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 olarak alg\u0131laman\u0131n kayna\u011f\u0131 buradan gelir. Do\u011fada \u00f6l\u00fcm yoksa, insan\u0131n da bir yeniden do\u011fu\u015funun olmas\u0131 gerekir diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f, \u00f6l\u00fcm-do\u011fum rit\u00fcelleri, inan\u00e7larda buna g\u00f6re \u015fekil alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Topra\u011fa g\u00f6m\u00fclen tohumun filiz vermesine benzer bi\u00e7imde insan\u0131n da topra\u011f\u0131n ba\u011fr\u0131na emanet edilirse ruhunun bir \u015fekilde yeniden canlanaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00d6l\u00fc g\u00f6mme k\u00fclt\u00fcr\u00fc M.\u00d6 70.000\u2019lere kadar eskilere gitmektedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde kadar da \u00f6l\u00fc g\u00f6mme ve do\u011fum rit\u00fcellerine b\u00fcy\u00fck anlamlar y\u00fcklenir. Toplum hep birlikte her yeni do\u011fumu kutlar, \u00f6l\u00fcm\u00fc birlikte yas tutar ve rit\u00fcellerini \u00f6zenle yerine getirir.<\/p>\n<p>\u00d6l\u00fcm\u00fcn bir d\u00f6ng\u00fc oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnen ezidiler buna \u201ckiras guhertin\u201d, aleviler \u201cdon guhertin\u201d, yaresanlar \u201cdon be don\u201d, Hindular \u201creenkarnasyon\u201d, Budistler \u201csamsara\u201d derler.<\/p>\n<p>Ya\u015fam verici oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen topra\u011f\u0131n, suyun, yerin kad\u0131na benzetili\u015finde de bu ba\u011flant\u0131 rol sahibidir. \u0130\u015fte bu nedenle d\u00fcnyadaki hemen hemen her dilde ya\u015fam kelimesi di\u015fil ve kad\u0131nla ilgili anlamlar bar\u0131nd\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnyay\u0131, insanlar\u0131, hayvanlar\u0131 ve bitkileri do\u011furdu\u011funa inan\u0131lan tanr\u0131\u00e7al\u0131k ya\u015fam\u0131 do\u011furanlar olarak anlam bulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>S\u00fcmer mitolojisinde ya\u015fam\u0131n Nammu ad\u0131 verilen bir su tanr\u0131\u00e7as\u0131ndan geldi\u011fini s\u00f6yleyen mitolojik anlat\u0131mla, d\u00f6rt kutsal kitab\u0131n ya\u015fam\u0131n suda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 rivayet ve ayetleri, ya\u015fam\u0131n temel elementlerden do\u011fdu\u011funu bunlardan birinin de su oldu\u011funu dile getiren felsefelere ve ilk canl\u0131 h\u00fccrelerin suda olu\u015ftu\u011funu dile getiren bilim ayn\u0131 hik\u00e2yeyi ba\u015fka bi\u00e7imlerde ifade eder.<\/p>\n<p>Tanr\u0131\u00e7al\u0131k ya\u015fam veren ana, toplumun etraf\u0131nda \u00f6rg\u00fctlendi\u011fi ana kad\u0131n de\u011ferlerinin ifadesidir. Bu nedenle ya\u015fam\u0131 ifade eden t\u00fcm isimler tanr\u0131\u00e7aya adanm\u0131\u015ft\u0131r. Tanr\u0131\u00e7a \u0130\u015ftar\u2019\u0131n M\u0131s\u0131r\u2019daki yans\u0131mas\u0131 olan \u0130sis i\u00e7in 10 bin adl\u0131 \u0130sis tan\u0131m\u0131 kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. O \u00f6l\u00fcm\u00fcn, ya\u015fam\u0131n, bereketin, a\u011fa\u00e7lar\u0131n, nehirlerin, ekme\u011fin, meyvelerin, adaletin, ku\u015flar\u0131n ve ya\u015fam\u0131 ilgilendiren t\u00fcm de\u011ferlerin toplam\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Ya\u015fam nedir, ni\u00e7in ya\u015f\u0131yoruz, ya\u015fam\u0131n kayna\u011f\u0131 neresidir? \u00d6l\u00fcm nedir? \u00d6ld\u00fckten sonra ne oluyor? Gibi sorular binlerce y\u0131ld\u0131r sorulmakta ve mitoloji, din, felsefe ve bilime kaynakl\u0131k eden d\u00fc\u015f\u00fcnceler bu sorulardan do\u011fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Cevaplar\u0131 farkl\u0131 olsa da ya\u015fam\u0131 alg\u0131lama-d\u00fc\u015f\u00fcnme y\u00f6ntemleri olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00f6rt y\u00f6ntem insanl\u0131\u011f\u0131n ortak haf\u0131zas\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Herbirinin hakikati ara\u015ft\u0131rma, dile getirme bi\u00e7imleri farkl\u0131 olsa da cevap olmak istedikleri sorular ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bilim tarihini bu anlam aray\u0131\u015f\u0131 ile ba\u015flatmak yerindedir. Fakat tarihte d\u00f6rt temel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi mitoloji, din, felsefe ve bilimin h\u00e2kim olduklar\u0131 s\u00fcre\u00e7lerden bahsetmek gerekir. M.\u00d6 5.000-M.S 500\u2019 e kadarki s\u00fcre\u00e7 mitolojik dini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn hakim oldu\u011fu s\u00fcre\u00e7tir. M.S 500 ile 1500\u2019e kadar ise dini-felsefi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f esast\u0131r. 1500\u2019lerden bu yana ise bilimsellik insanl\u0131\u011f\u0131n temel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Tarihin \u00e7ok uzun bir d\u00f6nemi boyunca insanlar evrende her\u015feye dair bir hikaye oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015flerdir. G\u00fcne\u015fin do\u011fu\u015funun, suyun ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n, ya\u011fmurun ya\u011f\u0131\u015f\u0131n\u0131n, g\u00f6zya\u015f\u0131n\u0131n, g\u00fczel kokan bir a\u011fac\u0131n hepsinin bir mitolojik hikayesi vard\u0131r.<\/p>\n<p>Mitolojik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015fte insan evrenin canl\u0131 oldu\u011funa inan\u0131l\u0131r. Bu hakikate yak\u0131n bir yorumdur. Kuantum fizi\u011fi de g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu ger\u00e7ekli\u011fi do\u011frulamaktad\u0131r. Hikayeler aras\u0131nda mant\u0131kla \u00e7eli\u015fen, do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lere atfedilen anlamlar nedeniyle bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f k\u00fc\u00e7\u00fcmsense de insanl\u0131\u011f\u0131n en uzun s\u00fcreli d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi olmu\u015ftur. Dinler, felsefe, bilim ve sanat mitolojilerin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 hakikatlerle \u015fekil alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Mitolojik hikayeler bize insanl\u0131\u011f\u0131n iktidar \u00f6ncesindeki ya\u015fam\u0131n\u0131, ili\u015fkilerini, ya\u015fama bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 yans\u0131tacak veriler sunar. Ayn\u0131 zamanda iktidar\u0131n kurumla\u015fma s\u00fcrecinin de hikayelerini burada buluruz. Kad\u0131na kar\u015f\u0131 geli\u015fen birinci b\u00fcy\u00fck cinsel k\u0131r\u0131lman\u0131n hikayelerini mitolojik anlat\u0131mlarda buluruz. Bu nedenle Jineoloji ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131zda \u00f6zelde iktidar \u00f6ncesi d\u00f6nemi ayd\u0131nlatmak, erkek egemenli\u011fi ve devletin kurumla\u015fma s\u00fcrecini anlamak i\u00e7in mitolojik hikayeleri sosyolojik temelde \u00e7\u00f6z\u00fcmleriz. Kad\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ile yap\u0131lan analizler tarihsel ger\u00e7eklikleri ayd\u0131nlatmaya b\u00fcy\u00fck katk\u0131 sunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>R\u00eaber apo bu ger\u00e7ekli\u011fi \u015fu s\u00f6zlerle dile getirir;<\/p>\n<p><em>\u201cKad\u0131n tarihi d\u00f6rt ciltlik mitoloji kitab\u0131n\u0131n i\u00e7erisinde vard\u0131r. Orada incelenebilir\u2026 Mitolojide kad\u0131n ana tanr\u0131\u00e7ad\u0131r, yarat\u0131c\u0131 kad\u0131nd\u0131r. Star\u2019da o y\u00fckseltilmi\u015ftir. Onu esas al\u0131yorum. Kad\u0131n mitolojide g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr; daha sonras\u0131nda da zaten siyasette yeri yoktur.\u201d<\/em><\/p>\n<p>Dini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015fte mitolojilerden devral\u0131nan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f y\u00f6ntemi art\u0131k bir\u00e7ok yarat\u0131c\u0131, tanr\u0131 ve sebepten ziyade tek tanr\u0131ya y\u00f6nelir. Dini kitaplar b\u00fcy\u00fck oranda mitolojik hikayeleri sistemle\u015ftirmi\u015ftir. Ahlaki \u00f6\u011feleri g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir. Fakat devletli uygarl\u0131\u011f\u0131n ve erkek egemenli\u011finin y\u00fckseli\u015fi ile paralel geli\u015ftikleri i\u00e7in de bunlar\u0131n yo\u011fun etkisini ta\u015f\u0131rlar. Kad\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda ikinci b\u00fcy\u00fck cinsel k\u0131r\u0131lmay\u0131 anlamak i\u00e7in de dinleri sosyolojik temelde yorumlamak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Dinler i\u00e7erisinde ve dini kitaplarda hem ahlaki-politik toplumun hem de iktidar odaklar\u0131n\u0131n yo\u011fun etkisi i\u00e7 i\u00e7edir. Jineoloji kapsam\u0131ndaki teoloji \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ile \u00a0iktidar\u0131n etkisi ve \u00f6zellikle de erkek egemenli\u011fi tahlil edilebilir. Kad\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla yorumlama dini demokratikle\u015ftirme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda da b\u00fcy\u00fck bir rol sahibi olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Felsefi d\u00fc\u015f\u00fcncenin kayna\u011f\u0131 ana tanr\u0131\u00e7a bilgeli\u011fine kadar gider. Felsefe anlam aray\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Kelime olarak da bilgi sevgisi, bilgi a\u015fk\u0131 olarak tan\u0131mlanmas\u0131 buradan kaynaklan\u0131r. Tanr\u0131ya \u201csen kimsin\u201d sorusunu y\u00f6nelten Zerd\u00fc\u015ft, \u201csorgulanmayan hayat ya\u015famaya de\u011fmez\u201d diyen Sokrates, \u201chakikat, sahip olabilece\u011fimiz bir \u015fey de\u011fil, kendi zihnimizin do\u011fas\u0131n\u0131n derin bir fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131d\u0131r\u201d diye Budha gibi bir\u00e7ok filozof dini ve mitolojik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn yerini felsefenin almas\u0131nda \u00f6nc\u00fc rol\u00fc oynam\u0131\u015flard\u0131r. \u0130simleri felsefe tarihi i\u00e7inde daha az an\u0131lsa da Diotima, Aspasia, Teona, Hypatia gibi bir\u00e7ok kad\u0131n filozof da bu \u00e7a\u011fda \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcnceler ortaya koymu\u015flard\u0131r. Felsefi sorgulama insan\u0131n anlam g\u00fcc\u00fcn\u00fc artt\u0131rm\u0131\u015f, dogmatik din ve mitolojilere ele\u015ftirel bak\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Ortado\u011fu bilgelik gelene\u011finde her ne kadar dini d\u00fc\u015f\u00fcnce ile i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f de olsa felsefi yan daha a\u011f\u0131r basar. Tasavvuf gelene\u011fi i\u00e7inde \u0130bn Arabi, El K\u0131ndi, Hallac-\u0131 mansur, S\u00fchreverdi, Rabia Adevviye, Farabi, \u0130bn R\u00fc\u015ft gibi bir\u00e7ok filozof dinin dogmatik yorumlar\u0131n\u0131 a\u015fma \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde olmu\u015flard\u0131r. Benzer aray\u0131\u015flar Hristiyanl\u0131k gelene\u011finde heretik-gnostik diye an\u0131lan tarikat ve yorumlar, Musevi gelenekte Spinoza gibi filozoflar da bu \u00e7abalar\u0131n sahibidirler. Bu \u00e7abalar bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn hakim olmas\u0131 i\u00e7in bir zemin haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Galileo, Kopernik, Bruno ba\u015fta olmak \u00fczere bedeller \u00f6deyerek bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnceyi geli\u015ftirmek istemi\u015flerdir. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in direnmi\u015fler ve Bruno gibi d\u00fc\u015f\u00fcnceleri i\u00e7in \u015fehit de olmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Deney, g\u00f6zlem ve analize dayal\u0131 bilgi y\u00f6ntemi olarak bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f M.S 1500\u2019l\u00fc y\u0131llardan itibaren hakim hale gelmi\u015ftir. Fakat bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn kayna\u011f\u0131 \u00e7ok daha eskilere gider.<\/p>\n<p>Tarihin en eski \u00e7a\u011flar\u0131ndan bu yana insanlar ya\u015famlar\u0131n\u0131 idame ettirecek ara\u00e7 ve y\u00f6ntemleri deney, g\u00f6zlem sonucunda geli\u015ftirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Par\u00e7alamaya, yontmaya en uygun ara\u00e7lar ancak deney ve g\u00f6zlemler tespit edilebilir. Fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi bilimler bu tarihsel \u00e7abalar\u0131n sonucunda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. En dayan\u0131kl\u0131 a\u011fa\u00e7lar\u0131 tespit etmek, \u00e7\u00f6mlek yapmaya uygun topra\u011f\u0131, bile\u015fimi, su oran\u0131n\u0131, g\u00fcne\u015fte kuruma s\u00fcresini belirlemek deney ve g\u00f6zleme dayal\u0131 fizik ve kimya bilgilerini, matematik hesaplamalar\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lar. Kuma\u015flar\u0131 boyamak, peynir, yo\u011furt yapmak kimya bilgisinin kayna\u011f\u0131d\u0131r. Hastal\u0131klara iyi gelecek otlar\u0131, merhemleri ke\u015ffetmek t\u0131p-biyoloji bilgisi ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu tarihsel birikim binlerce y\u0131lda insanlar\u0131n ortak haf\u0131zas\u0131nda toplanm\u0131\u015f, birbirine aktar\u0131larak g\u00fcn\u00fcm\u00fcze ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bu bilgilenme bi\u00e7imini evreni a\u00e7\u0131klama, d\u00fcnyay\u0131 ve insan\u0131 anlamaya temel yapm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnce en geli\u015fkin anlam yorum olmas\u0131 itibari ile bir soruna yol a\u00e7maz. Sorun Avrupa merkezli bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn hegomonya kurmas\u0131nda ve bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki bilme bi\u00e7imlerinin d\u0131\u015flanmas\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>Yakla\u015f\u0131k 500 y\u0131ld\u0131r hakim olan bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131 \u00f6zelde son y\u00fczy\u0131lda daha fazla sorgulan\u0131r hale geldi. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyay\u0131-evreni bilimsel kavramak ad\u0131na insanl\u0131\u011f\u0131n ortak haf\u0131zas\u0131, birikimi ve farkl\u0131 bilgilenme bi\u00e7imleri ve bilgileri yok say\u0131ld\u0131. Felsefenin bilimden d\u0131\u015flanmas\u0131 da ekolojik y\u0131k\u0131m\u0131, katliamlar\u0131, iktidarc\u0131 ili\u015fkileri derinle\u015ftiren bir rol\u00fcn sahibi oldu.<\/p>\n<p>Mevcut bilim ya\u015fam\u0131n anlam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktan, ara\u015ft\u0131rmaktan ziyade, ya\u015fam\u0131n iktidar ve sermaye \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re d\u00fczenlenmesinde me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 rol oynamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu nedenle de her g\u00fcn daha fazla ele\u015ftirilmekte ve a\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in alternatif \u00f6neriler geli\u015ftirilmektedir. Atom bombas\u0131ndan, genetik yap\u0131n\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesine, sanal ya\u015famlar\u0131 ger\u00e7ek ya\u015famlar\u0131n yerine koyan dijital teknolojiden, ekolojiye y\u0131k\u0131ma u\u011fratan maddi birikime, farkl\u0131l\u0131klar\u0131 yok sayan ya da yok eden sosyoloji ve siyaset bilimine kadar her alanda bilimde yeni bir paradigmasal devrim tart\u0131\u015fmas\u0131 yap\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu tart\u0131\u015fmalara \u00f6nc\u00fcl\u00fck eden bir\u00e7ok filozof ve ak\u0131m bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck hareketleri bu bilimin cinsiyet\u00e7ili\u011fini sorgulad\u0131lar. Bilimde egemen erkek yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n, \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n ve kimli\u011finin esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 insan tan\u0131m\u0131n\u0131n kad\u0131nlar\u0131 d\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koydular.<\/p>\n<p>Ekolojik hareketler do\u011fa yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 ve yaratt\u0131\u011f\u0131 ekolojik y\u0131k\u0131m\u0131 ortaya koydular. Egemen ili\u015fkilerinin me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda do\u011fan\u0131n kullan\u0131lmas\u0131n\u0131, bilimin amac\u0131n\u0131n do\u011fay\u0131 a\u015fmak olarak tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerine \u0131\u015f\u0131k tuttular.<\/p>\n<p>Mevcut bilimin tarih ve sosyoloji de\u011ferlendirmelerinde ezilen halklar ve i\u015fgal alt\u0131ndaki co\u011frafyalar\u0131n tan\u0131mlanma bi\u00e7imi de ele\u015ftirilerin di\u011fer bir boyutu oldu.<\/p>\n<p>Tarihin ak\u0131\u015f tarz\u0131na dair tespitlerin hatalar\u0131n\u0131 Annales Ekol\u00fcn\u00fcn ayd\u0131nlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kard\u0131lar.<\/p>\n<p>Modernitenin ak\u0131l tan\u0131m\u0131n\u0131n sorunlu oldu\u011funu Frankfurt Ekol\u00fc ayd\u0131nlatt\u0131.<\/p>\n<p>Bilimin iktidarla ba\u011f\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatmada M. Foucault gibi filozoflar \u00f6nemli de\u011ferlendirmeler sundular.<\/p>\n<p>Mevcut bilimin dayana\u011f\u0131 olan Newton fizi\u011finin a\u015f\u0131lmas\u0131nda Kuantum fizi\u011fi \u00fczerine yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar dayanak olu\u015fturdu.<\/p>\n<p>Birinci do\u011fa ile ikinci do\u011fa tan\u0131mlar\u0131 ekseninde Murray Bookchin\u2019in de\u011ferlendirmeleri her iki do\u011fa aras\u0131ndaki dengenin nas\u0131l kurulaca\u011f\u0131na \u0131\u015f\u0131k tuttu. Demokratik konfederal \u00f6rg\u00fctlenmelerle ekolojik topluma ula\u015fman\u0131n yol ve y\u00f6ntemleri a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<p>T\u00fcm bu \u00e7abalar\u0131n ortak sentezi ile R\u00eaber Apo \u201cbilimde yeni bir paradigmasal devrim\u201d ihtiyac\u0131n\u0131 dile getirdi ve bunun i\u00e7in Demokratik Modernite paradigmas\u0131n\u0131 ortaya koydu.<\/p>\n<p>Jineoloji bu paradigmasal devrimde rol sahibi bir bilim olma iddias\u0131ndad\u0131r. Ya\u015fam\u0131n anlam\u0131n\u0131 tahrip eden bilime kar\u015f\u0131 bilim ile \u00f6zg\u00fcr ya\u015fam felsefesi aras\u0131nda ba\u011f kurmak Jineolojinin temel hedefidir. Ya\u015fam\u0131n en fazla kad\u0131n etraf\u0131nda y\u0131k\u0131ma u\u011frat\u0131lmas\u0131, hakikati en fazla karart\u0131lan toplumsal kesimin kad\u0131nlar olmas\u0131 nedeniyle kad\u0131n etraf\u0131nda geli\u015fecek bilim yeni bir zihniyet devrimine \u00f6nc\u00fcl\u00fck edecektir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; \u201cB\u0130LMEK FARKINA VARMAKTIR\u201d, \u201cB\u0130L\u0130M EN GEL\u0130\u015eK\u0130N ANLAM YORUMDUR\u201d \u201cT\u00dcM B\u0130LMELER\u0130N TEMEL\u0130 KEND\u0130N\u0130 B\u0130LMEKT\u0130R\u201d R\u00eaber Apo &nbsp; \u201cKendini bil\u201d\u2026 Yunan mitolojisinde tanr\u0131\u00e7a Gaia\u2019n\u0131n onuruna in\u015fa edilen Delpoi tap\u0131na\u011f\u0131n\u0131n kap\u0131s\u0131nda b\u00f6yle yazar. Kad\u0131nlara ait t\u00fcm de\u011ferlerin talan edilmesi gibi bu tap\u0131nak da daha sonra tanr\u0131 Apollon\u2019a adanm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat tap\u0131nakta hakikati s\u00f6yleyen sybill denilen k\u00e2hin kad\u0131nlard\u0131r. Bilim [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":5,"featured_media":1623,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[78,32],"tags":[],"class_list":["post-1621","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-jineoloji-akademisi","category-tirki"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1621","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1621"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1621\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1624,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1621\/revisions\/1624"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1623"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1621"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1621"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/jineoloji.eu\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1621"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}